Bir Logo Hikayesi
Yine beyin fırtınalarının havalarda uçuştuğu bir günün sonunda “Logomuzun mutlaka bir hikâyesi olmalı” diye bitirmiştik cümleyi. Özünde hikayemizi anlatmalı ve tarzımızı yansıtmalıydı. Bir kaç amatör denemelerimizin ardından, işi bir bilene teslim etmemiz gerektiği düşüncesinde anlaştık.
Senelerdir hazine kutumda biriktirdiğim en değerli öğrencilerimden biri Gökçe’m hızır gibi yetişti. “Zevkle” diye biten cümlesinin ardından gözlerim dolu dolu oldu.
Sevgili Gökçe’nin “logo tasarımına geçmeden önce marka kimliğini düşünerek kafasında buna uygun bir hikaye oluşturması ve logonun tek, sıra dışı ve bize özel olması gerektiğini” söylediğinde, senelerdir olduğu gibi o gün de aynı dile ve aynı düşünce yapısına sahip olduğum öğrencilerimle bir kez daha gurur duydum. Renk, ikon, sembol, markaya ait anahtar kelimeler, hedefler… Tüm detaylar üstünden geçilip, konuşuldu. Derslerinin ve sınavlarının arasında bize zaman ayırıp, bir haftalık kısa zaman diliminde her şeyi ile hazır bir logo sundu: Bizi anlatan ve tarzımızı yansıtan. “NextGen Akademi ile Sınırların Ötesine Yolculuk.”

Anasınıfından lise son sınıfa kadar, hatta şu anda üniversite de bile hayatına dokunabildiğim sevgili Gökçe, bize en güzel hediyeyi verdi. “Emeğine sağlık Gökçe’cim” cümlemin ardından gelen cümleler, “İyi ki böylesi güzel çocuklara sahibim” dedirtti bana bir kez daha. “Olur mu hocam her zaman, sizin bize uğraşlarınızdan sonra az bile”.

GÖKÇE AKER
Bilkent Üniversitesi
Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi
İletişim ve Tasarım